Burnout Z73.0 ca. 4 Min. okuma süresi

Gece Vardiyasında Çalışan Ebeveyn (Her şeyi tek başına üstlenen kişi)

Der Ausdruck beschreibt Eltern, die nachts allein für Aufwachen, Trösten und Versorgen zuständig sind und dadurch über Monate zu wenig zusammenhängenden Schlaf bekommen. Dieser dauerhafte Schlafmangel ist eine echte gesundheitliche Belastung, keine Frage von Willensstärke.

İçindekiler

“Gece vardiyasında çalışan ebeveyn” ne anlama gelir?

“Gece nöbeti tutan ebeveyn”, günlük yaşamda sıkça rastlanan bir durumdur; tıbbi bir terim değildir. Bu terim, çok yaygın bir durumu ifade eder: Bir kişi her gece tek başına çocuğun bakımını üstlenir. Çocuk ağladığında kalkar, onu besler, sakinleştirir, bezini değiştirir, çocuk sakinleşene kadar uyanık kalır ve ertesi sabah yine de işine devam eder.

Bu durum genellikle ebeveynlerden birini özellikle etkiler, bazen de evde ikinci bir kişinin olmadığı tek ebeveynli ailelerde görülür. Bu durumun en belirgin özelliği süresidir. Uyku, haftalar ve aylar boyunca defalarca bölünür. Buna ek olarak, geceleri her şeyin yolunda olup olmadığını sürekli kafasında düşünmek zorunda olduğu için asla tam olarak sona ermeyen görünmez bir sorumluluk da eklenir. Uykusuzluk ve sürekli uyanıklığın bu birleşimi, yükü bu kadar ağır kılar.

Kronik uyku eksikliğinin beden ve ruh üzerinde yarattığı etkiler

Uyku, vazgeçilebilir bir mola değildir. Uyku sırasında beyin, yaşananları işler, hafıza içeriğini pekiştirir ve dinlenir. Uyku uzun süreli olarak eksik olduğunda, etkilenen kişiler bunu günlük yaşamlarında çabucak hissederler: Dikkat ve konsantrasyon azalır, tepki süresi uzar, uyarılma düzeyi düşer. Birçoğu daha sinirli hale gelir, daha kolay ağlar ya da içsel olarak hissizleşir.

Uykusuzluk uzun süre devam ederse, sağlık riski haline gelir. Uzmanlar, kardiyovasküler hastalıklar ve yüksek tansiyon riskinde artış, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve depresyona yatkınlığın artmasından bahsediyor. Özellikle de iç karartıcı ve sinirli ruh haliyle olan bağlantı önemlidir: Sürekli aşırı yorgun olan kişiler, karakterleri veya yetiştirilme tarzlarıyla ilgisi olmaksızın, yorgunluğa ve depresif ruh haline daha kolay kayarlar.

“Artık yapamıyorum” hissi, bu nedenle bedensel süreçlerin anlaşılabilir bir sonucudur. Bu his, anne ya da baba olarak sevgi ya da uygunluk hakkında hiçbir şey ifade etmez.

Özellikle aldatıcı olan şey, kesintili uykunun sıklıkla hafife alınmasıdır. Birkaç kez kesintiye uğrayan altı saatlik uyku, kesintisiz altı saatlik uykudan çok daha az dinlendiricidir; çünkü derin ve dinlendirici uyku evreleri sürekli olarak kesintiye uğrar. Gecede beş kez uyanmak, vücudun önemli bir dinlenme fırsatını elinden alır. Bu, sadece kötü bir gece uykusundan daha fazlasıdır. Bu konu hakkında daha fazla bilgiyi “Sürekli Stres Olarak Uyku Yoksunluğu” ve “Gece Uyku Yoksunluğu” başlıklarında bulabilirsiniz.

Yük neden genellikle bu kadar dengesiz bir şekilde dağıtılır?

Bir kişinin gece nöbetini üstlenmesi, nadiren diğerlerinin isteksizliğinden kaynaklanır. Çoğu zaman bu görev dağılımı yavaş yavaş yerleşir: Bir kişi “bunu daha iyi yapabilir”, çocuğu daha erken uyandırır ya da zaten uyanır, dolayısıyla bu görev ona kalır. Zamanla bu, kimsenin sorgulamadığı sabit bir rol haline gelir. Bu süreçte gözden kaçan şey, kimsenin görmediği işin o kısmıdır.

Yataktan kalkmanın yanı sıra, sürekli olarak bir şeyler düşünmek de gerekir: En son ne zaman yemek yendi, ateş mi çıkıyor, erzak yeterli mi, yarın sabah kim devralacak? Bu görünmez planlama ve sorumluluk hissi, “zihinsel yük” olarak tanımlanır ve ailelerde çoğunlukla ebeveynlerden birinin omuzlarına biner. Buna gece nöbetleri de eklenince, uzun vadede yorgunluğa yol açabilecek bir çifte yük ortaya çıkar. Bu bir kalıptır, kişisel bir başarısızlık değildir.

Yükün nasıl yeniden dağıtılabileceği ve yükün hafifletilebileceği

En önemli etken, kesintisiz uykudur. Haftada birkaç gece, başka birinin gece nöbetini tamamen üstlenmesi bile, yükü hissedilir derecede hafifletir. Bu konuda önceden belirlenmiş anlaşmalar, anlık çözümlerden daha önemlidir.

  • Geceleri paylaşmak: Her ikisinin de planlı bir şekilde daha uzun uyku sürelerine kavuşabilmesi için, örneğin sırayla ya da belirli hafta günlerinde olmak üzere net bir görev dağılımı belirlemek.
  • Görünür hale getirin: Geceleri ve kafanızda dolaşan her şeyi yazın. Adı konulan şeyler paylaşılabilir.
  • Dışarıdan yardım almayı kabul edin: Tek tek geceler veya gündüz uykusu için büyükanne ve büyükbabaları, arkadaşları veya komşuları işin içine dahil edin. Tek ebeveynler için bazen aile ebeleri, erken müdahale hizmetleri veya ev yardımcıları yardımcı olabilir.
  • Gündüz uykusunu telafi edin: Mümkünse, işlerinizi halletmek için feda etmek yerine, çocuğunuzla birlikte kısa dinlenme süreleri ayırın.

Kendi uykunuz için sakin ve sabit rutinler yardımcı olur: Mümkün olduğunca düzenli bir ritim, karanlık ve serin bir oda, akşamları kafein ve ekran kullanımını azaltmak. Bu, yükün hafiflemesini sağlamaz, ancak mevcut dinlenme süresini daha dinlendirici hale getirir. Önemli olan tutumdur: Kendinize destek almak bir bakım şeklidir, pes etmek değildir.

Ne zaman ve nereden yardım alınmalı?

Aile hayatında kısa süreli yorgunluk dönemleri normaldir. Yorgunluk geçmezse, fırsat bulsa bile uykuya dalmak ve uykuyu sürdürmek artık mümkün değilse, sinirlilik, moral bozukluğu veya içsel boşluk hissi uzun süre devam ediyorsa ya da günlük hayatın üstesinden gelmek neredeyse imkansız hale gelmişse, ebeveynler durumu daha yakından incelemelidir.

İlk başvuru noktası, fiziksel nedenleri araştırıp gerekli yönlendirmeleri yapabilen aile hekimidir. Ruhsal açıdan ise psikoterapi seansları, danışma merkezleri ve ailelere yönelik hizmetler mevcuttur. Destek almak, özellikle bunun için neredeyse hiç güç kalmadığında anlamlıdır. İlk adım olarak, bir telefon görüşmesi ya da güvendiğiniz biriyle konuşmak yeterlidir.

Rückenwind Bu tür zorluklar yaşayan ebeveynlere eşlik eder ve rehberlik eder; yükün hafifletilmesine yardımcı olur. Ancak bu, uyku bozuklukları, depresyon veya yorgunluk hastalıklarının teşhisini veya tedavisini yerine getirmez. Bu tür değerlendirmeler yalnızca bir doktor veya psikoterapist gibi uzman bir kişinin elinde yapılmalıdır.

Bunu biriyle konuşmak ister misin?

Ücretsiz ilk görüşme