Esststörungen ca. 3 Min. okuma süresi

Disiplinli

"Sehr diszipliniert" klingt nach einer Stärke. Bei einer Essstörung kann dahinter ein starres Kontrollverhalten rund um Essen, Gewicht und Körper stehen, das keine Ausnahme mehr zulässt.

İçindekiler

Yemek yerken “çok disiplinli” ne anlama gelir?

“Çok disiplinli” ifadesi, bir çocuk yemek kurallarına harfiyen uyduğunda, her sabah koşuya çıktığında ve tatlılardan uzak durduğunda ebeveynlerin sıklıkla kullandığı bir övgüdür. Yeme bozukluğunda ise aynı terim farklı bir şeyi ifade eder: yemek, kilo ve vücutla ilgili artık hiçbir istisna kabul etmeyen katı bir kural sistemi. Uzmanlar buna katı kontrol davranışı (kendi davranışını katı ve esnek olmayan bir şekilde kontrol etme) adını verir.

Çocuk kalori sayar, porsiyonları tartar, öğünlerini önceden planlar ve planından sapma olduğunda gerginlik veya öfkeyle tepki verir. Kurallar, açlık, yorgunluk ve randevulardan daha önceliklidir. Bu davranış, tanı sisteminde F50 grubu altında yer alan anoreksiya nervoza (anoreksiya) hastalığının temelini oluşturur.

Sağlıklı öz disiplin mi, yoksa katı bir kontrol davranışı mı?

Her disiplin bir uyarı işareti değildir. Bir yarışma için antrenman yapan ya da kahvaltısına dikkat eden bir çocuk, bununla gayet iyi başa çıkabilir. Sağlıklı öz disiplin ile hastalıklı kontrol arasındaki fark, esneklikte yatmaktadır.

Sağlıklı disipline sahip bir çocuk antrenman programına sadık kalır, ancak yine de doğum günü partisinde pastadan yer. Günün akışını bozmadan bir kuralı çiğneyebilir. Antrenman iptal olursa, kısa süreliğine sinirlenir ve hayatına devam eder. Katı bir kontrol davranışında ise kural dokunulmazdır. Atlanan bir spor seansı ya da bir dilim pizza, suçluluk duygusu, panik ya da saatlerce süren kafa yormaya neden olur. Çocuk, açlık ve tokluk hissi yerine rakamlara göre hareket eder. Arkadaşlıklar, aile yemekleri ve spontane etkinlikler plana tabi olur. Bir başka işaret: Beklentiler sürekli artar, ancak hedefe asla ulaşılamaz.

Ebeveynler eğilmeyi nasıl fark eder?

Katı kontrol davranışları nadiren açıkça ortaya çıkar. Genellikle hırs ya da özellikle sağlıklı bir yaşam tarzı kisvesi altında gizlenir; bu nedenle uzun süre fark edilmez. Ebeveynler daha çok buna eşlik eden belirtileri fark eder. Tek bir noktaya değil, haftalar boyunca tekrarlanan durumlara dikkat edin:

  • kalori ve yağ içeriğini titizlikle incelemek, kendi yemek listeleri hazırlamak, bazı besin gruplarını tamamen menüden çıkarmak
  • sabit yemek ritüelleri: yiyecekleri minik parçalara ayırma, çok yavaş yemek yeme, her zaman aynı tabakları kullanma
  • günde birkaç kez tartılma ve aynanın önünde sürekli kontrol
  • Hastalık veya yorgunluk durumunda bile spor yapmaya devam etme
  • ortak yemeklerden uzaklaşma, “zaten yedim” gibi bahaneler
  • okulda ve sporda artan başarı odaklılık, neredeyse hiç mola vermeme

Yeme ve vücut üzerinde kontrol sahibi olmak, çocuk için en önemli dayanak haline gelir. İşte bu da kurallardan vazgeçmeyi bu kadar zor kılan şeydir.

Neden disiplin, denetime dönüşür?

Kontrol, iç huzuru sağlar. Korku, stres ya da kendi hayatı üzerinde yeterince etki sahibi olamadığını hisseden kişiler, katı beslenme kurallarında bir güvenlik ve başarı hissi bulurlar. Uyulan her kural şunu teyit eder: “Bunu başarabilirim.” Anoreksiya durumunda bu döngü kendi kendine devam eder. Besin eksikliği takıntılı düşünceleri güçlendirir ve bu da kuralların daha da katılaşmasına neden olur.

Tıbbi kılavuzlar, bir araya gelen birkaç faktöre dikkat çeker: kalıtsal yatkınlık, kendine karşı yüksek beklentiler, travmatik deneyimler ve çevreden gelen zayıflık ideali. Mükemmeliyetçilik ve takıntılı davranışlar bilinen risk belirtileri arasındadır. Bu, özellikle uyumlu, çalışkan çocukların neden bu durumdan etkilenebileceğini açıklar; bu çocukların disiplinli olmaları uzun süre bir güç olarak görülmüş ve çevrelerinde nadiren endişe yaratmıştır.

Ebeveynler ne yapabilir ve nereden yardım alınabilir?

Ebeveyn olarak bir teşhis koymanıza gerek yoktur. Sakin bir şekilde ve suçlamadan, dikkatinizi çeken şeyleri dile getirebilirsiniz. Davranışlarla ilgili ifadeler, kilo veya görünüşle ilgili ifadelerden daha faydalıdır; örneğin: “Artık bizimle neredeyse hiç yemek yemediğini fark ettim.” Yemek masasında güç mücadelelerinden ve vücut şekli ya da kalori ile ilgili yorumlardan kaçının. Birkaç hafta boyunca bu belirtilerin artıp artmadığını gözlemleyin ve atlanan öğünler veya dikkat çeken ritüeller gibi somut örnekleri not alın. Erken bir aşamada çocuk ve ergen hekimiyle görüşün; burada fiziksel sonuçlar değerlendirilebilir ve sonraki adımlar belirlenebilir.

Bu disiplinli davranışın arkasında bir beslenme bozukluğu olup olmadığı, yalnızca bir tıp veya psikoterapi uzmanı, örneğin bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) uzmanı tarafından netleştirilebilir. Rückenwind, bu dönemde ebeveynler olarak size destek olur, ancak teşhis koymaz ve tedavinin yerini almaz.

Bunu biriyle konuşmak ister misin?

Ücretsiz ilk görüşme