Kontrol (yeme/vücut üzerinden)
Bei Essstörungen wird das Steuern von Essen, Gewicht und Körper zu einem Weg, sich sicher zu fühlen. Für Eltern hilft es zu verstehen, warum das Loslassen dem Kind so schwerfällt.
İçindekiler
Yeme bozukluklarında “kontrol” ile ne kastediliyor?
Burada “kontrol” demek, çocuğun ne yediğini, kaç kilo olduğunu ve vücudunun nasıl göründüğünü tam olarak kontrol etmesidir. Kalori sayar, sadece belirli saatlerde yemek yer, porsiyonlarını küçük parçalara böler, çok spor yapar ya da hangi yiyeceklerin izinli olduğuna dair katı kurallar belirler. Anoreksiya (anoreksiya nervoza) durumunda bu kontrol özellikle ön plana çıkar.
Dışarıdan bakıldığında bu durum genellikle demir gibi bir disiplin gibi görünür. Ancak içsel olarak bambaşka bir süreç yaşanır. Çocuk, vücudunu kontrol etmeyi ve oruç tutmayı olumlu bir şey olarak algılarken, normal yemek yemek onda kaygı uyandırır. Dengeli ve küçük bir öğün bile kilo alma korkusunu uyandırabilir. Bu korku, birçok hastayı gün boyu takip eder; düşünceleri sürekli yemek, kilo ve vücut şekli etrafında döner.
Kontrol neden bir güvenlik hissi verir?
Ergenlik döneminde pek çok şey aynı anda değişir: vücut, duygular, okul ve arkadaş çevresindeki beklentiler. Bir çocuk bunu tehdit edici ve kafa karıştırıcı bulursa, yemek, tek başına kontrol edebileceği tek alan haline gelir. Bu, ona bir dayanak hissi verir.
Konuyla ilgili uzman siteler, bu süreçte rol oynayan tipik kişilik özelliklerini şöyle sıralıyor: Mükemmeliyetçilik, uyum sağlama eğilimi, kompulsif davranışlara yatkınlık ve düşük özgüven. Bu durumda, kilo ve görünüş, çocuğun kendine verdiği değer üzerinde abartılı derecede büyük bir etkiye sahip olur. Kaybedilen her gram şunu teyit eder: Bir şey başarabiliyorum, kendimi kontrol edebiliyorum. Tartıdaki başarı, bir süreliğine eksik olan özgüvenin yerini alır. İşte tam da bu yüzden kontrolü bırakmak o kadar zordur; çocuk için bu bir koruma gibi hissedilir, bir hastalık gibi değil.
Nedenleri nadiren tek tek belirlenebilir. Biyolojik yatkınlık, kişilik, güzellik idealleri ve kayıp, ayrılık ya da görünüşle ilgili alaylar gibi tetikleyici olaylar birbiriyle iç içe geçmiştir.
Kontrol, masada bir iktidar mücadelesine dönüştüğünde
Evde bu mücadele genellikle yemek masasına taşınır. Ebeveynler çocuklarının yemek yemesini isterken, çocuk kendi kurallarını savunur. Ortak bir öğün sırasında alışılmış kontrolün tehlikeye girmesi, büyük bir korku, öfke ve saldırganlığa yol açabilir. Endişeyle başlayan durum, kavga, gözyaşları ve kapı çarpmalarıyla son bulur.
Bu durum ebeveynler için yıpratıcıdır. Birçoğu kendileri de kontrolü kaybetme korkusuna kapılır ve her lokmayı denetlemeye çalışır. Bu da genellikle durumu daha da kötüleştirir, çünkü iki taraf da aynı konu üzerinde mücadele eder. Ebeveynlerin çocuğun kilosu konusundaki kendi endişeleri de baskıyı artırabilir. Bilmeniz gereken önemli bir nokta: Bu hastalık tüm aileyi etkiler ve bu, yanlış yetiştirilmenin bir sonucu değildir. Aile içi çatışmalar genel bir risk faktörü olarak kabul edilir, tek başına bir neden olarak değil.
Ebeveynler ne yapabilir?
Amaç, her öğünün bir mücadeleye dönüşmeden, çocuğa yemek konusunda sorumluluğu kademeli olarak geri vermektir. İşte birkaç somut öneri:
- Müzakere yerine düzen: Sabit yemek saatleri ve sofrada tartışmaya yer bırakmayan menüler. Kurallar önceden belirlenir, bu da o anki baskıyı azaltır.
- Kalori ve gramlardan bahsetmeyin: Rakamlar üzerine yapılan konuşmalar kontrol ihtiyacını besler. Gün içinde yaşananlar, duygular ve stres hakkında konuşmak daha iyidir.
- Gerilimi azaltmak: Tartışma çıkmaya başladığında, lokma yemeyi zorlamak yerine sakin kalmak ve durumu yatıştırmak yardımcı olur. Bununla ilgili teknikler “Yemek Sırasında Gerilimin Artmasını Önlemek” başlığı altında yer almaktadır.
- Kontrolü küçük adımlarla devretmek: Yaşa ve hastalığın evresine göre, tedavi ekibinin eşliğinde. Başlangıçta ebeveynler büyük sorumluluk üstlenir, daha sonra çocuk bu sorumluluğu geri alır.
Çocuklarda ve ergenlerde ailenin sürece dahil edilmesi, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bilinen bir yöntem, aile temelli terapidir (Maudsley yaklaşımı). Yeme bozukluğunun tedavisi olarak öncelikle psikoterapi önerilir; bu genellikle sağlıklı bir kiloya geri dönme süreciyle desteklenir.
Ne zaman ve nereden yardım alınmalı
Uyarı işaretleri arasında hızlı kilo kaybı, giderek katılaşan beslenme kuralları, ortak yemeklerden uzaklaşma, aşırı spor yapma ve vücut şekli ile kiloya sürekli odaklanma sayılabilir. Aileler ne kadar erken destek ararsa, umutlar o kadar artar. İlk başvuru noktaları çocuk doktoru muayenehaneleri, psikoterapi muayenehaneleri ve yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış danışma merkezleridir. BIÖG’ün yeme bozuklukları portalının yardım hattı ücretsiz telefon danışmanlığı sunmaktadır.
Rückenwind Eltern, koçluk hizmeti olarak size eşlik eder. Janike, sosyal hizmet uzmanı ve ebeveyn koçudur; çocuk ve ergen psikoterapisti olmak üzere eğitim görmektedir; kendisi herhangi bir teşhis koymaz. Bir beslenme bozukluğunun olup olmadığı ve nasıl tedavi edileceği konusu, yalnızca bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) uzmanı veya bir tıp ya da psikoterapi uzmanı tarafından belirlenebilir.
Kaynaklar ve İlgili Bağlantılar
Diğerleri de şunlara ilgi gösterdi …
Ebeveynlerin Vücut Ağırlığı Kaygısı (Empati Kaynağlı Ağırlık Fobisi)
Çocuk bir beslenme bozukluğuna yakalandığında, bazı ebeveynler de yemek ve kilo konusunda sürekli bir endişe duymaya başlar. Bu yazı, bu endişenin nasıl ortaya çıktığını ve ebeveynlerin çocuğa destek olmak için bu endişeyi nasıl kontrol altına alabileceklerini ele almaktadır.
BurnoutKontrol kaybı korkusu (ebeveyn)
Kontrol kaybı korkusu, stresli anlarda kendini kaybetme korkusudur: bağırmak, çılgına dönmek ya da kendi çocuğuna zarar vermek gibi. Yorgun ebeveynlerde bu duygu sıklıkla ortaya çıkar. Bu durum ciddiye alınmalıdır, çünkü bunun arkasında genellikle aşırı bir yük yatmaktadır.
EsststörungenAnoreksi (Anorexia Nervosa)
Anoreksiya (Anorexia nervosa), kilo almaya karşı şiddetli bir korku ve tehlikeli derecede düşük vücut ağırlığı ile karakterize ciddi bir beslenme bozukluğudur. Ebeveynler çocuklarını nasıl tanıyabilir ve ona nasıl destek olabilir?
EssstörungenYemek sırasında gerginliğin tırmanmasını önlemek (sofrada gerginliği yatıştırmak)
Yemek masasında gerilimi azaltmak, bir beslenme bozukluğu durumunda yemekle ilgili çatışmaları, güç mücadelelerine girmeden sakin ve net bir yapı içinde ele almak anlamına gelir. Bu yazı, ebeveynlere gergin geçen yemek zamanları için somut stratejiler sunuyor.