Kilo Takibi (Ebeveyn Rolü)
Gewichtsmonitoring ist das regelmäßige Erfassen des Gewichts als Teil der Essstörungs-Behandlung. Die Deutung gehört zum Behandlungsteam, während Eltern Mahlzeiten und Beziehung stützen.
İçindekiler
Yeme bozukluğunda kilo takibi ne anlama gelir?
Ağırlık takibi, bir çocuğun ağırlığının haftalar ve aylar boyunca düzenli olarak ölçülmesi ve önceki değerlerle karşılaştırılması anlamına gelir. Bir beslenme bozukluğunda, özellikle anoreksiya vakalarında, kilo tıbbi bir ölçüm değeridir. Bu değer, tedavi ekibine vücudun yeterli enerji alıp almadığını, dolaşım ve büyümenin istikrarlı olup olmadığını ve tedavinin işe yarayıp yaramadığını gösterir.
Bu değer nadiren tek başına değerlendirilir. Uzmanlar ayrıca nabız, tansiyon, kan değerleri ile çocuğun nasıl beslendiğine ve kendini nasıl hissettiğine de bakar. Sabahları ölçülen tek bir sayısal değer pek bir şey ifade etmez. Ancak birkaç muayeneye yayılan eğri, genel bir tablo ortaya çıkarır.
Neden tartım işlemi uzmanların eline bırakılmalıdır?
Tedavi sürecinde ekip, tartımın ne sıklıkta yapılacağını belirler; genellikle haftada bir veya iki kez, sabit saatlerde. Elde edilen rakam buraya kaydedilir. Bir kiloluk dalgalanma, sıvı kaybı olabilir, gerçek büyüme olabilir ya da bir uyarı işareti olabilir. Bu ayrımı yapmak deneyim gerektirir.
Birçok klinik, “kör tartım” yöntemini kullanır. Çocuk, ekrana sırtını dönerek tartılır ve sonucu hemen öğrenmez. Böylece tartı, tedavinin bir aracı olarak kalır. Çocuk, her gün bu değeri görmek zorunda kalmaz. Aile temelli terapide, ebeveynler yemekler konusunda büyük sorumluluk üstlenir. Tartım ve sonuçların yorumlanması ise ekip ile koordineli olarak yapılır.
Evde sürekli tartılmanın neden zararlı olabileceği
Bir beslenme bozukluğu büyük ölçüde rakamlar ve kontrol etrafında döner. Evde her gün ya da günde birkaç kez tartılmak tam da bu takıntıyı besler. Yukarı doğru her küçük dalgalanma kaygıya yol açar; bunu genellikle daha az yemek yemek, daha fazla spor yapmak ya da gizlice kusmak izler.
Ebeveynler için ise ikinci bir sorun ortaya çıkar. Tartı, onları denetçilere dönüştürür. Her tartılma, çocuğun hile yapması, önceden bol su içmesi veya giysilerinin içine ağırlık saklamasıyla sonuçlanan bir güç mücadelesine dönüşebilir. Güven sarsılır ve bakış açısı tek bir sayıya daralırken, ruh hali, uyku ve içine kapanma gözden kaçar. Yemek masasındaki günlük gerginliği bilenler, bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi “kontrollü beslenme” başlığı altında bulabilirler.
Ebeveynlerin klinik veya muayenehaneyle istişare içinde nasıl hareket etmeleri gerektiği
İlk adım, tedaviyi yürüten muayenehane veya klinikle net bir görüşme yapmaktır. Sorulması gereken sorular şunlardır:
- Kim, ne sıklıkla ve saat kaçta tartım yapacak?
- Evde tartım yapmalı mıyız, yapacaksak nasıl yapmalıyız?
- Olağandışı durumları nereye bildirmeliyiz?
Genellikle ekip, tartıyı banyodan kaldırmayı veya kilitli bir yere koymayı önerir. Böylece kilo ölçümünün sorumluluğu uzmanlara kalır ve ebeveynler yemeğe ve çocuklarıyla olan ilişkilerine odaklanabilir. Davranışları gözlemleyin: Çocuğum yemek yiyor mu, yemekten sonra hemen tuvalete gidiyor mu, ruh hali nasıl, içine kapanıyor mu? Bu tür gözlemler, ekip için evdeki tartıdan daha değerlidir. Tartışma çıksa bile kararlaştırılan plana sadık kalın. Kurallar ekip tarafından belirlenir; bu da sizi “düşman” rolünden kurtarır.
Ne zaman ve nereden yardım alabilirsiniz
Bazı belirtiler acil tıbbi değerlendirme gerektirir: hızlı kilo kaybı, çok yavaş nabız, baş dönmesi veya bayılma, uzun süreli yemek reddi, kusma veya aşırı içine kapanma. İlk başvuru noktaları çocuk ve ergen hekimleri, yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış poliklinikler ve danışma merkezleridir. Akut fiziksel tehlike söz konusu olduğunda çocuk bir kliniğe yatırılmalıdır.
Tanı koyma ve ne sıklıkla ve kim tarafından tartılacağı konusu, yalnızca bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) uzmanı veya bir tıp ya da psikoterapi uzmanı tarafından belirlenir. Rückenwind ve Janike siteleri, ebeveynler olarak bu süreci atlatmanıza destek olur, ancak tanı koymaz ve tıbbi tedavinin yerini almaz.
Kaynaklar ve İlgili Bağlantılar
- S3 Kılavuzu: Yeme Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi (AWMF Kayıt No. 051-026)
- BIÖG Yeme Bozuklukları Portalı: Kilo ne kadar önemli?
- BIÖG Yeme Bozuklukları Portalı: Sık Sorulan Sorular (Yakınların Soruları)
- Deutsches Ärzteblatt: Anoreksiya Nervoza’da Psikoterapi – Aile Odaklı Terapi’de (FBT/Maudsley) Düşük Nüks Oranı
Diğerleri de şunlara ilgi gösterdi …
Vücut İmgesi Sohbeti
Vücut algısı konuşması, ebeveyn ile çocuk arasında, çocuğun veya gencin kendi vücudunu nasıl algıladığı ve bu süreçte neler hissettiği üzerine yapılan duyarlı bir sohbettir. Ebeveynler bu sırada düzeltme yapmadan veya karşılaştırma yapmadan dinlerler.
EssstörungenKontrollü beslenmeyi gözlemlemek (Yemek zamanlarında ebeveyn rolü)
Bazı çocuklar yemek yerken tabağına ne konduğunu, ne kadar yediklerini ya da hiç yiyorlar mı diye çok dikkatli bir şekilde kontrol ederler. Yemek masasında bunu dikkatle gözlemleyen ebeveynler, hemen müdahale etmeden veya baskı yapmadan bir beslenme bozukluğunun erken belirtilerini fark edebilirler.
EsststörungenAnoreksi (Anorexia Nervosa)
Anoreksiya (Anorexia nervosa), kilo almaya karşı şiddetli bir korku ve tehlikeli derecede düşük vücut ağırlığı ile karakterize ciddi bir beslenme bozukluğudur. Ebeveynler çocuklarını nasıl tanıyabilir ve ona nasıl destek olabilir?
EssstörungenNüks (Ebeveyn Bakış Açısı)
Bir beslenme bozukluğunda nüksetme, iyileşme döneminin ardından belirtilerin yeniden ortaya çıkması anlamına gelir. Örneğin, çocuğunuz yine daha az yemeye başlar ya da eski aşırı yeme atakları geri döner. Bu, ebeveynler için yorucu ve çoğu zaman da korkutucu bir andır. Ancak bu durum, o ana kadar kaydedilen ilerlemelerin kaybolduğu anlamına gelmez.