Diagnose Z55 ca. 3 Min. okuma süresi

Okullara ve kreşlere teşhis bilgilerinin iletilmesi

Ob und wie Eltern eine Kita oder Schule über die Diagnose ihres Kindes informieren: Rechte, Datenschutz, Vorteile wie Nachteilsausgleich und der praktische Weg ins Gespräch.

İçindekiler

Okullarda ve kreşlerde teşhis bilgisinin aktarılması ne anlama gelir?

Teşhis bildirimi, çocuğunuzun tıbbi veya psikoterapötik bir teşhis aldığını bir kreşe veya okula bildirmeniz anlamına gelir. Bu, DEHB, anksiyete bozukluğu, depresif dönem veya yeme bozukluğu olabilir. Bunu yapıp yapmayacağınıza, kime söyleyeceğinize ve ne kadar bilgi vereceğinize siz karar verirsiniz.

Genellikle bu konuda bir zorunluluk yoktur. Sağlık bilgileri, özel olarak korunan veriler arasında yer alır. Çocuğunuzu muayene eden doktor veya psikoterapist, gizlilik yükümlülüğüne tabi olduğu için sizin rızanız olmadan tanıyı okula iletemez. Öte yandan, karar verme yetkisi velilik hakkına sahip olan size aittir. Daha büyük yaştaki gençlerde ise, kimin bu bilgiyi öğreneceği konusunda çocuğun da söz hakkı olmalıdır.

Veri Gizliliği ve Gizlilik Yükümlülüğü

Veri Koruma Genel Yönetmeliği’ne göre sağlık bilgileri, kişisel verilerin özel kategorileri arasında yer alır. Bu bilgiler daha sıkı bir koruma altındadır. Almanya’da 16 yaşın altındaki çocuklar için şu kural geçerlidir: Bu tür bilgilerin paylaşılması için ebeveynlerin onayı gereklidir.

Pratikte bu iki anlama gelir. Birincisi: Bir teşhisi kendiniz aktarırsanız, tam olarak kime aktardığınızı netleştirmelisiniz. Tüm öğretmen kadrosunun bilmesi mi gerekiyor, yoksa sınıf öğretmeni ve bir güvenilir kişi yeterli mi? İkincisi: Okula emanet ettiğiniz bilgiler, orada yalnızca kararlaştırılan amaç için kullanılabilir. Öğretmenler ve eğitimciler, gizlilik yükümlülüğüne tabidir. Kimin, neyi, hangi amaçla alacağına dair kısa bir yazılı not, her iki taraf için de netlik sağlar. Bir kez verdiğiniz onayı daha sonra geri çekebilirsiniz.

Paylaşılmasının lehine olan noktalar

Konuyu iyi bilen bir okul, davranışları farklı bir şekilde değerlendirebilir. Ders sırasında ayağa kalkan, dalıp giden veya çabuk sinirlenen bir çocuk, o zaman tembel ya da dersin akışını bozan biri olarak o kadar çabuk değerlendirilmez. Bu durum, hem çocuk hem de aile üzerindeki baskıyı azaltır.

Daha da önemlisi, dezavantajların telafi edilmesine erişimdir. Bununla kastedilen, ödevlerde daha fazla süre tanınması, daha sakin bir yer veya teknik yardımcı araçlar gibi düzenlemelerdir. Çoğu eyalette, ebeveynler bu telafiyi okuldan talep ederler; bu talepte genellikle bir doktor raporu da eklenir. Bu önlemlere ilişkin karar, okul yönetiminin başkanlığında yapılan sınıf konseyinde alınır. DEHB için ülke çapında tek tip bir yasal hak bulunmamaktadır; düzenlemeler eyalete göre farklılık gösterir. Daha fazla ihtiyaç olması durumunda, okulda özel destek de gündeme gelebilir. Tüm bunların gerçekleşmesi için okulun tanıyı bilmesi şarttır.

Aceleci bir şekilde paylaşılmamasının gerekçeleri

Bir teşhis, bazı kapıları da kapatabilir. Bazı çocuklar, durumun ortaya çıkmasından sonra farklı muamele görür, bir etiket yapıştırılır ya da kendilerine olan güvenleri azalır. Bu damgalama, özellikle notlar ve davranışlar hakkında açıkça konuşulan sınıflarda ciddiye alınması gereken bir risktir.

Bu nedenle, önceden sakin bir şekilde durumu değerlendirmek faydalı olacaktır. Kendinize şunu sorun: Okul bunu öğrendiğinde somut olarak neyi farklı yapmalıdır? Teşhis adını belirtmeden sorunu anlatmak yeterli mi? Bir öğretmenin tepki verebilmesi için her zorluğun bir etiket gerektirdiği söylenemez. Aşamalı bir yaklaşım da benimseyebilir ve ilk etapta sadece çocuğunuzun günlük yaşamda neye ihtiyacı olduğunu anlatabilirsiniz. Ne kadar açık sözlü olmanın yararlı olacağı, çocuğa, yaşına ve okulun ortamına bağlıdır.

Görüşme sırasında şu adımları izleyin

İyi bir görüşme hazırlıkla başlar. Önceden çocuğunuzun neleri iyi yapabildiğini, şu anda hangi konularda zorlandığını ve okuldan beklediğiniz iki ya da üç şeyi not alın. Kapı aralığından yapılan bir sohbet değil, yeterli zamanın ayrıldığı sabit bir randevu talep edin.

  • Sorunlar listesiyle değil, çocuğunuzun güçlü yönleriyle başlayın.
  • Teknik terimler yerine somut örneklerle gözlemlenebilir davranışları açıklayın.
  • Bu bilgilerin kimlere verilmesi gerektiğini, kimlere verilmemesi gerektiğini açıkça belirtin.
  • Her iki taraf için de az sayıda, takip edilebilir adımlar üzerinde anlaşın.
  • Anlaşmaları kısa bir şekilde yazılı olarak kaydedin ve bir sonraki görüşme tarihini belirleyin.

Bu tür görüşmelerle ilgili uzman tavsiyeleri, objektif ve sakin bir üslubu ve çocuğa iyi bir şekilde eşlik etme ortak hedefini vurgular. Bu konuda daha fazla bilgiyi DEHB’de Okul İşbirliği başlığı altında bulabilirsiniz. Çocuğunuz yeterince büyükse, ne söyleyeceğinizi önceden birlikte kararlaştırın. Bu da çocuğa tanının bildirilmesinin bir parçasıdır.

Ne zaman ve nerede danışmanlık alabilirsiniz?

Bu kararı tek başınıza vermeniz gerekmez. Dezavantajların telafisiyle ilgili hukuki sorularınız için okulun danışman öğretmenleri, okul psikoloji servisi ve ilgili Eğitim Bakanlığı’nın düzenlemeleri size yardımcı olacaktır. Veri koruma konularında ise eyaletinizin veri koruma görevlilerine başvurabilirsiniz. DEHB konusunda, merkezi DEHB ağı ebeveynler ve uzmanlar için kaynaklar sunmaktadır.

Rückenwind adresinde sunulan ebeveyn koçluğu, düşüncelerinizi düzenlemenize, görüşmeye hazırlanmanıza ve kendi gerginliğinizle başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Tanı koyma ve değerlendirme süreci, tıbbi veya psikoterapötik uzmanların sorumluluğundadır. Tanı, yalnızca bir çocuk ve ergen psikiyatristi veya ilgili bir tıbbi ya da psikoterapötik uzman tarafından konulur ve değerlendirilir.

Bunu biriyle konuşmak ister misin?

Ücretsiz ilk görüşme