Maruz kalma terapisi
Die Expositionstherapie (Konfrontationstherapie) ist ein Baustein der Verhaltenstherapie: Das Kind nähert sich Schritt für Schritt den Situationen, die Angst machen, statt ihnen weiter auszuweichen. Sie gilt als wirksame Methode bei Ängsten und Zwängen.
İçindekiler
Maruz kalma terapisi nedir?
Maruz kalma terapisi (konfrontasyon terapisi veya uyaranla yüzleşme olarak da adlandırılır), davranış terapisinin temel bileşenlerinden biridir. Bu terapide çocuk veya genç, kaygı uyandıran durumlara, düşüncelere veya nesnelere bilinçli olarak maruz kalır; artık bunlardan kaçınmak yerine. Örneğin, köpeklerden korkan bir çocuk, önce uzaktan, daha sonra da yakından sakin bir köpeğe yaklaşır.
Temel fikir basittir: Kaçınma kısa vadede rahatlama sağlar, ancak uzun vadede korkuyu canlı tutar. Buna karşılık, korkuya kontrollü adımlarla karşı koyan kişi, korktuğu felaketin gerçekleşmediğini ve gerginliğin kendiliğinden azaldığını fark eder. Bu deneyim, sözlerle anlatılarak elde edilemez. Çocuğun bunu bizzat yaşaması gerekir ki beyin yeni bir öğrenme süreci geçirebilsin.
Exposition ne için kullanılır?
Yüzleştirme yöntemi özellikle anksiyete ve kompulsif davranışlarda kullanılır. Teknik terimlerle ifade edersek:
- spesifik fobiler (örneğin hayvanlardan, yükseklikten veya iğnelerden korkma) gibi anksiyete bozuklukları, panik bozukluk, sosyal anksiyete veya yaygın anksiyete bozukluğu
- Zorlayıcı düşünceler ve tekrarlanan davranışların (örneğin sürekli el yıkama veya kontrol etme) günlük yaşamı belirlediği obsesif-kompulsif bozukluklar
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve bazı yeme bozuklukları ile diğer bozukluklara eşlik eden durumlar
Anksiyete bozukluklarında, korkulan durumlarla hedefli bir şekilde yüzleşmek, bilimsel olarak iyi kanıtlanmış tedavinin temelini oluşturur. Kompulsif bozukluklarda ise maruz kalma ve tepki yönetimi içeren davranışçı terapi, ilk tercih edilen yöntem olarak kabul edilir.
Bir sergi nasıl gerçekleşir?
Genellikle ilk adım psikoeğitimdir: Çocuk ve ebeveynler, kaygının vücutta nasıl ortaya çıktığını ve kaçınmanın bunu neden daha da güçlendirdiğini anlarlar. Bundan sonra genel olarak iki yol vardır.
Aşamalı yüzleşme (sistematik duyarsızlaştırma) yönteminde çocuk, kolaydan zora doğru adım adım ilerler. Birlikte bir tür “korku merdiveni” oluşturulur ve önce en alt basamaktan başlanır. Yoğun konfrontasyon (uyaran bombardımanı) yönteminde ise doğrudan şiddetli kaygı uyandıran durumla başlanır.
Önemli olan, bir terapistin egzersizleri sadece anlatmakla kalmayıp, eşlik etmesidir. Kompulsif davranışlarda buna tepki yönetimi de eklenir: Çocuk, kompulsif eylemi gerçekleştirmeden gerginliğe dayanır ve korktuğu şeyin gerçekleşmediğini deneyimler. Bu tür egzersizler genellikle gerçek yaşamda, örneğin evde veya okulda yapılır.
Bu neden işe yarıyor?
Maruz kalma, bir öğrenme sürecidir. Çocuk, korktuğu durumda yeterince uzun süre kalırsa iki deneyim yaşar: Korku artar, zirveye ulaşır ve sonra kendiliğinden tekrar azalır. Ve beklenen felaket, ısırılma, utanç verici durum ya da talihsizlik gerçekleşmez.
Her tekrarla birlikte tepki zayıflar. Beyin, eski korku anılarının yanına yeni, sakinleştirici deneyimleri de kaydeder. Böylece tetikleyici, yavaş yavaş etkisini yitirir. İşte bu nedenle tekrarlanan, düzenli alıştırmalar çok önemlidir; tek bir cesur eylem genellikle yeterli olmaz. Bilişsel davranışçı terapide yüzleşme, korku dolu düşünceleri sorgulamakla tamamlanır.
Ebeveynler ne yapabilir?
Ebeveynler, kendileri terapi görmeden de maruz kalma sürecinde önemli müttefiklerdir. Şu yaklaşımlar faydalıdır:
- Kaçınmayı desteklememek: İyi niyetle yapılan “vazgeçme” önerileri ve korku yaratan durumlardan kaçınmaya yönelik bahaneler, korkuyu pekiştirir. Uzmanla görüşülerek belirlenen küçük adımlar daha fazla yardımcı olur.
- Sadece başarıyı değil, cesareti de takdir edin: Sonuç ne olursa olsun, çocuğunuzun cesaretini övün.
- Sakin olun: Çocuklar ebeveynlerinin gerginliğini hisseder. Sakin ve ilgiyle dolu bir ses tonu, güven hissi verir.
- Alıştırmalara destek olun: Genellikle ailelere seanslar arasında yapmaları gereken ödevler verilir. Düzenlilik önemlidir.
Önemli: Yüzleşme egzersizleri uzmanların elinde yapılmalıdır. Ebeveynler kendi başlarına zorlu bir maruz kalma sürecini zorlamamalıdır; bu, çocuğu aşırı zorlayabilir ve güvenini sarsabilir.
Ne zaman ve nereden yardım alınmalı?
Eğer korkular veya takıntılar çocuğunuzun günlük hayatını kısıtlıyorsa, belirli durumlardan kaçınıyorsa, uyku, okul veya arkadaşlık sorunları yaşıyorsa, bu destek almanız için bir nedendir. İlk başvurulacak yerler çocuk doktoru ve çocuk-genç psikoterapi muayenehaneleridir.
Rückenwind Ebeveynler, bu konularla başa çıkma sürecinde size bir aile olarak eşlik eder ve güç verir. Bu destek bir koçluk niteliğindedir ve tanı veya tedavinin yerini almaz. Bir anksiyete veya obsesif-kompulsif bozukluk olup olmadığı ve maruz kalma terapisinin uygun olup olmadığı, yalnızca bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı (KJP) veya bir tıp ya da psikoterapi uzmanı tarafından belirlenebilir.
Kaynaklar ve İlgili Bağlantılar
- Uyarıcı Yüzleşme (Bilişsel Davranışçı Terapi Teknikleri) — İnternetteki Nörologlar ve Psikiyatristler
- Obsesif-kompulsif bozukluklar — Tedavi (Maruz kalma ve tepki yönetimi) — Ağa bağlı nörologlar ve psikiyatristler
- S3 Kılavuzu: Anksiyete Bozukluklarının Tedavisi (AWMF Kayıt No. 051-028)
- Anksiyete Bozuklukları: Tedavi — Sağlık Bilgisi Vakfı
Diğerleri de şunlara ilgi gösterdi …
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu’nda (F41.1) çocuklar, yaşamın birçok alanında sürekli ve aşırı derecede endişe duyarlar. Bu durum genellikle ilk olarak bedensel belirtilerle ortaya çıkar; örneğin karın ağrısı, huzursuzluk ve uyku sorunları gibi.
EsststörungenBilişsel Davranışçı Terapi (BDT / CBT)
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), çocukların ve ergenlerin stres yaratan düşüncelerini ve davranış kalıplarını değiştirmelerine yardımcı olur. Anksiyete, depresyon ve obsesif-kompulsif bozukluklarda en kapsamlı şekilde araştırılmış tedavi yöntemlerinden biridir.
EsststörungenPsikoeğitim
Psikoeğitim, bir ruhsal hastalık ve tedavisi hakkında anlaşılır bilgiler aktarmak anlamına gelir. Bu, hemen hemen her terapinin hem bağımsız hem de destekleyici bir bileşenidir.
EsststörungenDavranış Terapisi (Behavior Therapy)
Davranışçı terapi, sağlık sigortaları tarafından karşılanan dört psikoterapi yönteminden biridir. Bu terapi, davranışların öğrenilmiş olduğu ve yeniden değiştirilebileceği varsayımına dayanır ve çocukların tedavisinde ebeveynleri de yakından sürece dahil eder.