Stres dayanıklılığı
Stresstoleranz ist die Fähigkeit, Belastung auszuhalten, ohne dass Körper und Psyche überlasten. Bei Dauerstress sinkt sie und lässt sich durch Erholung, Ressourcen und Ruhe fürs Nervensystem wieder stärken.
İçindekiler
Stres toleransı ne anlama gelir?
Stres toleransı, bir kişinin bedeni ve ruhu dengesini kaybetmeden ne kadar strese dayanabileceğini ifade eder. Burada kastedilen, bir günün getirdiği talepler ile o anda mevcut olan güçler arasındaki aralıktır.
Bu aralık her insanda farklıdır. Hatta bir hafta içinde bile dalgalanma gösterir. Sakin bir gecenin ardından çocuğun öfke nöbetini kolayca atlatabilirsiniz. Ancak üç gece uykusuz kaldıktan sonra aynı nöbet bardağı taşıran son damla olur. Dolayısıyla stres toleransı sabit bir kişilik özelliği değildir. Uykuya, sağlığa, zaman baskısına ve kişinin günlük yaşamda ne kadar destek aldığına bağlıdır.
Neden sürekli stres altında düştüğü
Vücut strese aşamalı olarak tepki verir. İlk olarak kalp daha hızlı atar, solunum ve kan basıncı yükselir, adrenalin ve kortizol hormonları salgılanır. Bu alarm aşaması, kısa vadede uyanık ve harekete geçmeye hazır olmanıza yardımcı olur.
Stres devam ederse, vücut uyum sağlamaya çalışır ve bu sırada sürekli alarm durumunda kalır. Ara verilmezse, bir yorgunluk aşaması başlar: Performans düşer, bağışıklık sistemi zayıflar, enfeksiyonlar artar. Bu durumda olan kişi, en ufak uyaranlara bile sinirli tepkiler verir. Dolu bir posta kutusu, oyalanıp duran bir çocuk, çalan bir telefon bile bu durumda yeterli olur. İşte bu, stres toleransının azalmasıdır. Normalde yararlanılan yedek güç tükenmiştir. Hasta ya da zor bir dönemden geçen bir çocuğa eşlik eden ebeveynlerde bu sürekli durum genellikle aylar boyunca yavaş yavaş ortaya çıkar.
Onları yeniden büyüten şey
Vücudun düzenli olarak alarm durumundan çıktığı durumlarda stres toleransı artar. Bunun için gerçek dinlenme önemlidir: uyku, egzersiz, sabit saatlerde yemek yemek, ekranlardan uzak anlar.
Kişisel ve sosyal kaynaklar önemlidir. Bunlar, işler zorlaştığında destek olan güç kaynaklarıdır. Konuşabileceğiniz bir kişi, bakım dışında bir görev, kendinize ayırdığınız yarım saat. Danışmanlıkta buna kaynak aktivasyonu denir: size iyi gelen şeyleri bilinçli olarak bir araya getirmek ve bunları haftalık planınıza sıkı sıkıya yerleştirmek. Ebeveynler için buna özbakım da dahildir; yani her şeyi tek başına üstlenmek yerine kendi sınırlarını ciddiye almak ve yardım kabul etmek. Küçük, düzenli molalar, yılda bir kez yapılan büyük bir tatilden daha etkili olur.
Günlük yaşamda sinir sistemini sakinleştirmek
Sinir sistemi basit yöntemlerle sakinleştirilebilir. Nefes verme süresi nefes alma süresinden daha uzun olduğunda, vücut bir rahatlama sinyali gönderir. Birkaç dakika yavaş nefes almak, yürüyüşe çıkmak, bileklere soğuk su dökmek, bir şarkıyı mırıldanmak: Bu tür egzersizler nabzı düşürür ve uyarıcıdan uzaklaşmanıza yardımcı olur.
Çocuklarla geçen günlük yaşamda sabit bir dayanak noktası yardımcı olur. Ses tonunun sertleştiğini fark eden kişi, odadan kısa bir süreliğine çıkıp bilinçli olarak üç kez nefes verebilir ve sonra geri dönebilir. Çocuklar, yetişkinlerin gerginliğini üstlenirler. Sakin bir ebeveyn genellikle çocuğu da sakinleştirir. Bu dengeyi sağlamak alıştırma gerektirir ve bazı günler diğerlerine göre daha iyi sonuç verir.
Strese dayanıklılık ve direnç
Dayanıklılık, insanların krizleri aşmaları ve sonrasında yeniden toparlanmalarını sağlayan ruhsal direnç anlamına gelir. Stres toleransı bunun bir bileşenidir. Stres toleransı, bir kişinin o anda ne kadar baskıya dayanabileceğini belirlerken, dayanıklılık ise zorlu dönemleri atlatma sürecini tanımlar.
Her ikisi de benzer koruyucu faktörlere dayanır: destekleyici ilişkiler, bir şeyleri değiştirebilme hissi, iyi bakılmış bir vücut. Kendi gücüyle görevleri başarabileceğine dair güven, öz-etkinlik beklentisi olarak adlandırılır ve bu faktörlerin en güçlülerinden biridir. Dayanıklılık kısmen doğuştan gelir, ancak aynı zamanda geliştirilebilir. Stres toleransını geliştiren kişi, aynı zamanda kendi dayanıklılığını da güçlendirir.
Ne zaman özel ders almak faydalıdır?
Bazı uyarı işaretleri tıbbi olarak değerlendirilmelidir. Bunlar arasında sürekli uyku bozuklukları, sürekli gerginlik, sık enfeksiyonlar, kendini boş ve tükenmiş hissetme ya da ailenin günlük yaşamını sürekli olarak zorlayan bir sinirlilik düzeyi sayılabilir. Bu tür şikayetler depresyon veya anksiyete bozukluğuna işaret edebilir ve tedavi edilebilir.
İlk başvuru noktası, fiziksel nedenleri inceleyip gerekli yönlendirmeleri yapacak olan aile hekimidir. Bir çocuk veya gencin uzun süreli aşırı yükleme belirtileri göstermesi durumunda, bu durumun değerlendirilmesi yalnızca bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) uzmanı veya tıbbi ya da psikoterapötik bir uzman tarafından yapılabilir. Rückenwind, ebeveynlere durumu anlamaları ve bu süreçte dayanmaları konusunda destek olur, ancak teşhis koymaz ve tedavinin yerini almaz.
Kaynaklar ve İlgili Bağlantılar
- Stres: Nasıl etki eder ve ne yardımcı olur – gesund.bund.de (Federal Sağlık Bakanlığı)
- Dayanıklılık: Krizlerin üstesinden gelmek ve bunlardan güçlenerek çıkmak – gesund.bund.de (Federal Sağlık Bakanlığı)
- Stres: Bir Yük Faktörü – İnternetteki Nörologlar ve Psikiyatristler
- Kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatır – İnternetteki nörologlar ve psikiyatristler
Diğerleri de şunlara ilgi gösterdi …
Tükenmişlik
Tükenmişlik, uzun süreli aşırı yükün ardından ortaya çıkan derin bir yorgunluğu ifade eder. Ebeveynlerde bu durum genellikle psikolojik sorunları olan bir çocuğa sürekli olarak eşlik etmekten kaynaklanır. ICD kodu Z73.0, bu durumu bir stres faktörü olarak sınıflandırır ve bağımsız bir hastalık tanısı olarak kabul edilmez.
BurnoutYorgunluk (Fatigue)
Ebeveyn yorgunluğu, ebeveynlik rolünün getirdiği sürekli baskı nedeniyle ortaya çıkan, fiziksel, duygusal ve zihinsel bir boşluk hissinin devam ettiği bir durumu ifade eder. Bu durum, normal yorgunluğun ötesine geçer ve tek bir gece uykuyla düzelmez.
TherapieKaynakların etkinleştirilmesi
Kaynakların harekete geçirilmesi, sadece sorunlar üzerinde çalışmak yerine, bir kişinin mevcut güçlü yanlarını, yeteneklerini ve aldığı desteği hedef odaklı bir şekilde kullanmak anlamına gelir. Bu, başarılı psikoterapinin temel etkenlerinden biri olarak kabul edilir.
BurnoutKendine Bakım (Self-Care)
Kendine özen göstermek, dinlenme, uyku ve iletişim gibi kendi ihtiyaçlarını ciddiye almak demektir. Sürekli stres altında olan ebeveynler için bu, aylar ve yıllar boyunca dayanıklılıklarını korumalarının temelidir.