ADHS ca. 3 Min. okuma süresi

Hiperaktif

Hyperaktivität beschreibt einen starken Bewegungsdrang, der sich in fast unkontrollierter motorischer Unruhe zeigt. Nicht jedes lebhafte Kind ist hyperaktiv im klinischen Sinn.

İçindekiler

“Hiperaktif” ne anlama gelir?

“Hiperaktif” kelimesi, Yunanca “hyper” (fazla, ölçünün ötesinde) ve “aktif” kelimelerinden oluşur. Burada kastedilen, neredeyse kontrol edilemeyen bir bedensel huzursuzlukla kendini gösteren güçlü bir hareket dürtüsüdür. Hiperaktif olarak tanımlanan çocuklar, ellerini ve ayaklarını sallarlar, sandalyede bir o yana bir bu yana kayarlar, sık sık ayağa kalkarlar ve genellikle yüksek sesli, sürekli hareket halinde olmalarıyla dikkat çekerler.

Hiperaktivite bir semptomdur, bir tanı değildir. Yorgunluk, heyecan veya yeteneklerinin altında kalma hissinden DEHB’ye kadar birçok nedeni olabilecek bir davranışı tanımlar. Yüksek düzeyde hareketlilik, tek başına bir hastalığa işaret etmez. Ancak diğer belirtilerle birlikte değerlendirilmesi ve bu durumun süresi ile şiddetine bakılması, farkı ortaya çıkarır.

Normal hareket etme ihtiyacı mı, yoksa daha fazlası mı?

Çocuklar çok hareket ederler ve bu sağlıklı bir durumdur. Özellikle anaokulu ve ilkokul çağında, çocukların bazen çok huzursuz, yerinde duramayan veya kolayca dikkati dağılan olması gelişimlerinin bir parçasıdır. Bu tür dönemler genellikle kendiliğinden düzelir. İşte bu nedenle, yaşa uygun hareketliliği hiperkinetik bozukluktan ayırt etmek zordur.

Uzmanlar, tek tek hareketli anlardan ziyade genel bir eğilime dikkat ederler. Bunun arkasında daha fazlasının olabileceğine dair işaretler şunlardır:

  • Süre: Huzursuzluk aylarca sürer ve kendiliğinden geçmez.
  • Her durumda görülür: Sadece evde değil, kreşte veya okulda, büyükanne ve büyükbabada ve boş zamanlarda da görülür.
  • Neredeyse kontrol edilemez: Uyarılar en fazla kısa süreli etki eder, huzursuzluk hızla geri döner.
  • Sıkıntı: Bu nedenle çocuk sürekli olarak zorluklarla karşılaşır veya bu durumdan kendisi de acı çeker.

Uzun bir günün ardından bekleme odasında uslu duramayan bir çocuk, sadece bir çocuktur. Bu düşünce, üzerinizdeki yükü hafifletebilir.

Hiperaktivite ve DEHB – Aralarındaki İlişki

Hiperaktivite, DEHB’nin üç temel belirtisinden biridir. Diğer ikisi ise dikkat bozukluğu (konsantrasyon sorunları) ve zayıf dürtü kontrolüdür (kısa süreli düşünme yapmadan dürtüsel davranışlar sergileme). DEHB, çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen ruhsal bozukluklardan biridir; çocukların ve ergenlerin yaklaşık yüzde beşi bu durumdan etkilenmektedir.

DEHB’li her çocuk göze çarpan bir şekilde yerinde duramaz değildir. Dışarıdan bakıldığında huzursuzluk göstermeyen ve daha çok dalgın görünen, ağırlıklı olarak dikkatsizlik tipi de vardır. Bunun tersi de geçerlidir: Hareketli ve yerinde duramayan bir çocuk otomatik olarak DEHB’li sayılmaz. Teşhis asla tek bir davranışa dayanılarak konulamaz. Teşhis için semptomların erken yaşta başlaması, uzun süre devam etmesi, yaşamın çeşitli alanlarında ortaya çıkması ve çocuğa belirgin bir yük oluşturması gerekir. Uluslararası hastalık sınıflandırmasında bu durum F90 altında tanımlanmaktadır.

Ebeveynlerin yükünü hafifleten ve yardımcı olan şeyler

Birçok ebeveyn, bir şeyleri yanlış yapıp yapmadıklarını merak eder. Araştırmalar bu konuda net: DEHB ve belirgin hiperaktivite, “yanlış” yetiştirme tarzından kaynaklanmaz. Kalıtsal faktörler ve beynin gelişimi en büyük rol oynar. Yetiştirme tarzı ve çevre, çocuğun günlük yaşamda bu durumdan ne kadar etkilendiğini etkileyebilir, ancak bunlar sorunun nedeni değildir.

Günlük hayatı kolaylaştırabilecek unsurlar:

  • Düzen ve sabit rutinler, çocuğa istikrar sağlar ve çatışmaları azaltır.
  • Hareket etmeyi engellemek yerine programın içine dahil etmek. Birçok çocuğun hareket etme dürtüsünü dışa vurabileceği bir çıkış noktasına ihtiyacı vardır.
  • Uzun uyarılar yerine, kısa adımlarla net ve sakin talimatlar verin.
  • Olumlu yönleri vurgulayın: sadece rahatsız edici olanları değil, başarılı anları da fark edin.

DEHB teşhisi konulursa, tedavi yaşa ve durumun ciddiyetine göre belirlenir. Tedavi, ebeveynlere danışmanlık, okulda destek, davranış terapisi ve bazı durumlarda ilaç tedavisini içerebilir. Hangi unsurların uygun olacağına, tedaviyi yürüten uzman aileyle birlikte karar verir.

Ne zaman ve nereden yardım alınmalı?

Huzursuzluk aylarca sürerse, hayatın çeşitli alanlarında ortaya çıkarsa ve çocuğunuzu, ailenizi veya okulunu belirgin bir şekilde zorluyorsa, bir uzmanla görüşmek faydalı olacaktır. İlk başvuru noktası genellikle çocuk doktoru muayenehanesidir; gerekirse buradan başka bir uzmana yönlendirme yapılır.

Gerçekten bir DEHB mi yoksa başka bir neden mi olduğu, ancak titiz bir değerlendirmeyle ortaya çıkarılabilir. Zira uyku eksikliği, stres veya başka sorunlar da benzer belirtiler gösterebilir. Tanı ve tedavi önerisi yalnızca tıp veya psikoterapi uzmanları tarafından konulabilir; genellikle bu görev bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) uzmanına aittir. Rückenwind, ebeveynler olarak bu süreçte size eşlik eder ve destek olur, ancak ne tanı ne de tedavinin yerini tutmaz.

Bunu biriyle konuşmak ister misin?

Ücretsiz ilk görüşme