ADHS ca. 3 Min. okuma süresi

Hiperkinetik Bozukluklar (Hyperkinetic Disorders)

„Hyperkinetische Störungen" ist der offizielle Name, den das Diagnosesystem ICD-10 für das gibt, was im Alltag ADHS heißt. Gemeint ist dieselbe Sache: eine Störung von Aufmerksamkeit, Aktivität und Impulskontrolle.

İçindekiler

“Hiperkinetik bozukluk” ne anlama gelir?

Ebeveynler, doktor mektubunda veya bir raporda aniden “hiperkinetik bozukluk” ifadesini gördüklerinde, bu durum genellikle onları tedirgin eder. Bu terim kulağa yabancı gelse de, aslında çoğu ailenin DEHB olarak bildiği şeyden başka bir anlama gelmez.

“Hiperkinetik” terimi iki Yunanca kelimeden oluşur: “hiper” “aşırı” anlamına gelirken, “kinesis” ise “hareket” anlamına gelir. Dolayısıyla kelimenin tam anlamıyla “aşırı hareket” anlamına gelir. Bu isim, göze çarpan özelliklerin bir kısmını tanımlar: yoğun hareket etme dürtüsü, içsel huzursuzluk ve sakinleşmekte zorlanan bir çocuk. Bununla birlikte, dikkatini sürdürmede zorluklar ve zayıf dürtü kontrolü de bu tanıma dahildir. Uzmanlar, bu davranış kalıplarını “hiperkinetik bozukluklar” grubu altında toplar.

Aynı şey için neden iki isim var?

Bunun nedeni, doktorların ve psikoterapistlerin tanıları belirtmek için kullandıkları kataloglarda yatmaktadır. Almanya’da uzun yıllardır ICD-10 sınıflandırma sistemi kullanılmaktadır. Bu sistemde, F90 koduna ait “hiperkinetik bozukluklar” terimi yer almaktadır.

Buna karşılık, Amerikan DSM-5 sistemi ve uluslararası terminoloji ise ADHS (Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu) kısaltmasını kullanmaktadır. Her ikisi de aynı temel alanı tanımlamaktadır, ancak odak noktaları biraz farklıdır. Güncel Alman tedavi kılavuzu, her iki terimi de açıkça bir araya getirerek bunları ortak bir bozukluk tablosu olarak ele almaktadır.

Ebeveynler için bu durum rahatlatıcı bir bilgidir: “Hiperkinetik bozukluk”, nadir görülen veya daha ağır bir özel tanı değildir. Bu, DEHB’nin resmi adıdır.

Ebeveynler bu belirtileri nasıl fark eder?

Uzmanlar üç temel alanı tanımlamaktadır. Bunlar her ailede farklı yoğunlukta görülür:

  • Dikkat: Çocuk kolayca dikkati dağılır, görevleri yerine getirirken çabuk konsantrasyonunu kaybeder, talimatları unutur veya “dalgın” görünür.
  • Aktivite: Güçlü hareket etme dürtüsü, yerinde duramama, sakin bir şekilde oturmakta zorlanma, sürekli “enerji dolu” hissetme.
  • Dürtü kontrolü: Cevaplar ağzından fırlar, beklemek zordur, düşünmeden hareket eder. Daha fazla bilgi için bkz. Dürtü kontrolü.

Bu örüntüler uzun süre devam ederse, evde ve okulda olduğu gibi hayatın çeşitli alanlarında ortaya çıkarsa ve çocuğun günlük yaşamını belirgin şekilde zorlaştırıyorsa durum dikkat çekici hale gelir. Buna karşın, ara sıra yaşanan hareketli dönemler normal gelişimin bir parçasıdır ve hiperkinetik bozukluğa işaret etmez.

Hiperkinetik bozukluk nasıl ortaya çıkar?

Güncel araştırma bulgularına göre, hiperkinetik bozukluk büyük ölçüde nörobiyolojik nedenlere dayanmaktadır. Beyinde belirli sinyallerin işlenmesi ve iletilmesi farklı bir şekilde gerçekleşir; bu da uyaranların filtrelenmesini, dikkatin ve dürtülerin kontrol edilmesini zorlaştırır. Kalıtsal faktörler büyük rol oynar; yakın akrabalarda sıklıkla benzer örüntüler görülür.

Stresli yaşam koşulları hastalığın seyrini etkileyebilir, ancak bunların hastalığın nedeni değildir. Bu, birçok ebeveyn için önemli bir rahatlamadır: Hiperkinetik bozukluk, yanlış yetiştirme, yetersiz düzen veya “aşırı şeker tüketimi” nedeniyle ortaya çıkmaz. Uzman dernekler, bunun ciddiye alınması gereken bir hastalık olduğunu ve ebeveynlerin sorumlu olduğu bir davranış biçimi olmadığını açıkça vurgulamaktadır. Bu bozukluğun görülme sıklığı, her yüz çocuk ve gençten yaklaşık beşinde görülmektedir.

Ne işe yarar?

Standart tedavi yöntemi, çok yönlü bir tedavidir. Bu, yaşa, durumun ciddiyetine ve ailenin durumuna göre uyarlanmış, birbiriyle uyumlu çalışan çeşitli bileşenlerin bir araya geldiği anlamına gelir.

  • Bilgilendirme (Psiko-eğitim): Ebeveynler ve yaşına bağlı olarak çocuğun kendisi de bu davranışın ardında yatan nedenleri anlar.
  • Ebeveynlere destek ve eğitim: Günlük yaşamda net yapılar, yararlı tepkiler ve daha sakin süreçler. Ebeveyn eğitimi, bu konudaki yaklaşımları bir araya getirir.
  • Okulda destek: Konsantrasyonu ve öğrenmeyi kolaylaştıran düzenlemeler.
  • İlaçlar: Daha şiddetli vakalarda olası bir bileşen; her zaman tıbbi gözetim altında ve asla tek başına bir çözüm olarak kullanılmamalıdır.

Birçok çocuk, doğru destekle güçlü yanlarını kullanmayı ve zorluklarla başa çıkmayı öğrenir. Amaç, çocuğu “tamamen değiştirmek” değil, günlük yaşamı daha yönetilebilir hale getirmektir.

Ne zaman ve nereden yardım alınmalı?

Belirtiler aylarca devam ediyorsa, okulda ve evde ortaya çıkıyorsa ve çocuğunuz ya da aileniz bundan rahatsızlık duyuyorsa, bir değerlendirme yaptırmak mantıklıdır. İlk başvurulacak yerler çocuk doktoru muayenehanesi ve bir çocuk ve ergen psikiyatrisi (KJP) birimidir.

Durumu değerlendirmek açısından önemli bir nokta: Gerçekten bir hiperkinetik bozukluk olup olmadığı, yalnızca bir tıp veya psikoterapi uzmanı tarafından, genellikle çocuk ve ergen psikiyatrisi kapsamında tespit edilebilir. Rückenwind gibi bir ebeveyn koçluğu programı bu teşhisi yerine geçmez. Bu program, tıbbi değerlendirme ve tedavi işleri ilgili uzman kurumlara bırakılırken, ebeveynler olarak size eşlik eder, durumu anlamanıza yardımcı olur ve günlük yaşamda size destek olur.

Bunu biriyle konuşmak ister misin?

Ücretsiz ilk görüşme